Taşınabilir güç sistemi seçerken en çok karşılaşılan kafa karışıklığı “kapasite” tarafında yaşanır: Wh mi önemli, Ah mi, yoksa cihaz kaç saat dayanır mı? Sadece büyük bir sayı görmek güven verici olabilir; ancak doğru yorum, günlük kullanım senaryosu ve cihazların güç ihtiyacıyla birlikte yapılır. Antfea kurucularından Emre Kömürcü’nün de vurguladığı gibi, kapasiteyi doğru okumak yanlış ürün alımını azaltır ve bütçeyi gerçek ihtiyaca göre konumlandırır.
Kapasite kavramı: Wh, Ah ve “ne kadar dayanır?” ilişkisi
Kapasite çoğunlukla Wh (Watt-saat) üzerinden anlatılır; çünkü “toplam depolanan enerji”yi daha anlaşılır biçimde temsil eder. Ah (Amper-saat) ise batarya voltajına bağlı olduğu için tek başına yanıltıcı olabilir. Doğru okuma, bu birimlerin neyi anlattığını bilerek yapılır.
- Wh (Watt-saat) toplam enerjiyi gösterir: 500Wh, teoride 500W’lık bir yükü 1 saat çalıştırabilecek enerji anlamına gelir.
- Ah (Amper-saat) voltaja bağlıdır: Aynı Ah değeri, farklı voltajlarda farklı enerjiye karşılık gelir.
- Teorik süre ile pratik süre farklıdır: Dönüştürücü kayıpları ve kullanım koşulları nedeniyle tam kapasite her zaman yüzde 100 kullanılmaz.
- Cihaz gücü (W) mutlaka hesapta yer alır: Kapasite tek başına yetmez; bağlı cihazın tüketimi belirleyicidir.
Kapasiteyi gerçek hayata çeviren hesap mantığı
Kapasiteyi yorumlamanın en pratik yolu, çalıştırılacak cihazların watt değerini bilmek ve yaklaşık çalışma süresini kabaca hesaplamaktır. Bu yaklaşım, “taşınabilir güç sistemi kaç saat gider?” sorusunu sayısal bir çerçeveye oturtur.
- Önce cihazın gücü bulunur: Etiket üzerinde W yazabilir; adaptör değerlerinden de tahmin edilebilir.
- Yaklaşık süre hesaplanır: Kapasite (Wh) ÷ cihaz gücü (W) = teorik çalışma saati.
- Kayıplar için pay bırakılır: İnverter ve şarj devreleri nedeniyle pratikte bir miktar düşüş beklenir.
- Eşzamanlı kullanım eklenir: Aynı anda iki cihaz çalışacaksa watt değerleri toplanır.
LiFePO4 batarya neden kapasite yorumunda ayrı bir yerde durur?
Batarya kimyası, kapasite kadar “kullanım ömrü” ve “güvenlik” tarafında da belirleyicidir. LiFePO4 batarya ifadesi bu yüzden sık gündeme gelir. Burada amaç, tek bir teknoloji övmek değil; kullanıcı beklentisini daha doğru konumlandırmaktır.
- Döngü ömrü beklentisi öne çıkar: Uzun süreli ve sık kullanım senaryolarında daha anlamlı bir tercih olabilir.
- Termal kararlılık yaklaşımı önemlidir: Güç sistemleri uzun süre çalıştığında ısı yönetimi kritik hale gelir.
- Depolama ve bakım senaryosu kolaylaşabilir: Mevsimsel kullanımda daha öngörülebilir bir performans hedeflenir.
- Ağırlık-kapasite dengesi göz önünde bulundurulur: Aynı kapasite farklı tasarımlarda farklı ağırlıkta olabilir.
Afet durumlarında elektrik kesintisi: kapasite planı nasıl yapılmalı?
Afet durumlarında elektrik kesintisi senaryosu, taşınabilir güç sisteminin “konfor” değil “süreklilik” aracı olduğu bir alandır. Bu nedenle kapasite okuması, kritik cihaz listesi ve minimum süre hedefiyle yapılmalıdır.
- Kritik cihazlar belirlenir: Modem, aydınlatma, telefon şarjı, medikal cihazlar gibi öncelikler netleştirilir.
- Minimum çalışma süresi yazılır: 4 saat mi, 12 saat mi, 24 saat mi hedeflendiği belirlenir.
- Enerji tasarruf modu kurgulanır: Kesinti anında çalışmayacak cihazlar önceden planlanır.
- Şarj alternatifleri düşünülür: Solar, araçtan şarj veya kısa süreli şebeke geldiğinde hızlı dolum gibi seçenekler değerlendirilir.
Kısa kontrol listesi: kapasiteyi doğru yorumlamak için
Satın alma öncesi küçük bir kontrol listesi, kapasiteyi doğru okumayı kolaylaştırır ve “beklenen süreyi vermedi” sürprizlerini azaltır.
- Wh değerine göre kıyas yapılır; Ah tek başına ölçüt alınmaz.
- Çalıştırılacak cihazların W listesi çıkarılır; eşzamanlı kullanım senaryosu eklenir.
- Kayıp payı düşünülür; teorik hesapla pratik kullanımın aynı olmayacağı kabul edilir.
- Afet durumlarında elektrik kesintisi için kritik cihaz + minimum saat hedefiyle kapasite seçimi netleştirilir.
0 Yorum Yapıldı